(2942 S. K. m. 19) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili ve davalı yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Taşınmazın arazi niteliğinde kabulü ile gelir metoduna göre değer biçilmesinde yöntem bakımından bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
Dava konusu taşınmaza zemin bakımından değer biçen raporların denetlenmesi mümkün değildir. Şöyle ki;
1- Sulanabilen tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza bilirkişi raporlarında yazılı münavebe ürünlerinin dekara verim miktarları ile değerlendirme tarihindeki kilogram satış fiyatlarının çarpımı sonucu bulunan brüt gelirin ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği gözetilerek, münavebe ürünlerinin dekara verim miktarları ile hasat mevsimindeki ortalama toptan kilogram satış fiyatları İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulduktan sonra, bilirkişi kurulundan denetleme imkanı sağlayacak şekilde ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Bilirkişi kurulunca münavebe ürünü olarak alınan domates ve lahana yanında, 7 yıllık tesis bitkisi olan yonca da değerlendirmede esas alınmıştır. Taşınmaz yoncalık niteliğinde ise yonca gelirine göre değer biçilmesi gerekir. Yoncalık değil ise mutat olarak ekilebilir ürünlerin net gelirine göre değer biçilmesi icap eder iken yoncanın da münavebeye dahil edilmesi suretiyle değer biçilmesi,
3- Dava tespit davası olup, niteliğine göre davalı idare lehine maktu ücreti vekalete hükmolunması gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmolunması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekili ve davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde geri verilmesine, 12.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy