(2942 S. K. m. 10) (6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasayla değişik 2942 sayılı Yasanın 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Yasayla değişik 2942 sayılı Yasanın 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmaz arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten II. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporlarında bu yönteme uyulmadan değer biçilmiştir. Bilirkişi kurullarından yukarıda açıklanan esaslar dairesinde değer biçilmesi için ek rapor alınması ve mümkün olmadığı takdirde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, geçerli olmayan raporlara dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Dava konusu taşınmazlar 1958 yılında kadastrodan davacılar murisi adına kayıt görmüş ve 1992 yılında kesinleşen 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasayla değişik 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman rejiminden çıkarılmış yerlerdendir.
Bu nedenle, belirlenen bedelin davacılar ile Hazine arasındaki orman dışına çıkarılma nedeni ile oluşan mülkiyet ihtilafı halledilinceye kadar 3'er ay vadeli olarak bankaya depo edilmesi gerekirken, yazılı şekilde paranın davacı idareye iadesine karar verilmesi,
3- Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdikleri halde davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde geri verilmesine, 19.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy