(2942 S. K. m. 11,15)
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması ve taşınmazın kamulaştırmasız elatılan kısmının bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması ve taşınmazın kamulaştırmasız elatılan kısmının bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğru olmakla birlikte, alınan bilirkişi raporu geçersizdir. Şöyle ki;
1- Bilirkişi kurulunca; emsal olarak alınan taşınmazın satış değerleri, değerlendirme tarihine endekslendikten sonra dava konusu taşınmazın emsal taşınmaza göre 15, 103 kat daha değerli olduğu öne sürülerek taşınmaza değer biçilmiştir.
Dava konusu taşınmazdan 15, 103 kat daha az değerli olan taşınmazın emsal olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılıp alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, geçersiz rapora göre hüküm kurulması,
2- Dava konusu taşınmazın 399 m2'lik bölümünde evvelce kurulmuş irtifak hakkı mevcuttur. Bu irtifak hakkının taşınmazda meydana getirdiği değer kaybı konusunda bilirkişi kurullarından ek rapor alınması ve zemin bedelinden indirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Artırılan kamulaştırma bedeli için dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, daha önceki elatma tarihinden faize hükmedilmesi 17.10.2001 tarihinden sonraki dönem içinde kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK' nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 30.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy