(2942 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırma bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 2942 sayılı Yasa uyarınca kamulaştırma bedelinin arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, Kamulaştırma Kanununun 38. maddesindeki hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu edilen tapulama 86 parsel sayılı taşınmazın 15.08.1977 tarihinde davalı idare tarafından Batıkent Toplu Konut Alanı Projesi kapsamında kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı, taşınmazın 1980 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan 1/1000 ölçekli Batıkent Toplu Konut Alanı uygulama imar planı ve bu planın uygulaması olan 1985 tarihli 72700/9 ve 1989 tarihli 72700/13 numaralı parselasyon planları ile düzenlemeye girerek imar düzenleme oraklık payı kesintisinden sonra 15160 ada 1, 15169 ada 1, 15269 ada 1, 15280 ada 1 ve 15275 ada 3 parsel numaralı imar parsellerinin oluştuğu anlaşılmıştır.
Dava konusu edilen 86 parsel sayılı taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulmasından sonra oluşan imar parsellerinin Kent-Koop'a tahsisinin yapılmadığı, 15280 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak 18.07.2001 tarihinde düzenlenen yapı ruhsatı dışında diğer imar parselleri ile ilgili olarak düzenlenmiş, yapı ruhsatlarının bulunmadığı, bu parsellerin etrafındaki imar yollarının yapımı ile altyapı çalışmalarının 1988-1992 tarihleri arasında tamamlandığı, öte yandan, tapulama 86 parsel sayılı taşınmazın sınırları içinde bulunan Adnan Kahveci Parkı'nın yapımına 1996 yılında başlandığı ve tapulama 86 parselin üzerinde yer alan imar parselleri olan 15170 ada 1 ve 15171 ada 1 parsellere 1986 yılında yapı ruhsatı düzenlendiği gibi parsel üzerinden geçen 5. caddenin de 1987 yılında açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu taşınmaza ilk olarak 1986 yılı ve sonrasında el atıldığı dosyada bulunan delil ve belgeler ile sabittir. Bu durumlar, dava konusu taşınmaza el koyma tarihi ile Anayasa Mahkemesinin Kamulaştırma Kanununun 38. maddesinin iptaline ilişkin kararının Resmi Gazetede yayınlandığı tarih olan 04.11.2003 tarihleri arasında Kamulaştırma Kanununun 38. maddesindeki hak düşürücü sürenin dolmadığı açıktır.
Bu durumda, mahkemece işin esasına girilip talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 28.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy