(2942 S. K. m. 7, 10) (4646 S. K. m. 12/A)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, Nuri Tapuksak, Fatma Polat, Yusuf Kendircioğlu ve Servet Kocamanoğlu hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden açılan davanın ise dava şartı oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece Nuri Tapuksak, Fatma Polat, Yusuf Kendircioğlu ve Servet Kocamanoğlu hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, mahkemece işin esasına girilerek, keşif yapıldığı ve delillerin toplandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7. maddesi uyarınca, haklarında açılan davalar reddolunan bir kısım davalıların adreslerinin Tapu Sicil Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü, Vergi Dairesi ve zabıta marifeti ile araştırılıp, anılan mercilerden adreslerinin tespit olunmaması halinde ilanen tebligat yapılmak suretiyle işin esasına girilip, talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bir kısım davalılar yönünden, dava şartı oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi,
2- Davanın niteliği gereği, davacı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununun 12/A maddesi gereğince, kullanma hakkının davacı idareye ait olduğu belirtilerek, irtifak hakkının Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gözetilmeden, davacı idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 30.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy