(2942 S. K. m. 11, 29)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1- Uyulan bozma kararında dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi, bilirkişi kurullarından yukarıda açıklanan esaslar dairesinde değer biçilmesi için ek rapor alınması ve mümkün olmadığı takdirde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yeterli olmayan raporlara dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması gerektiği belirtilmiş olup bozma sonrası mahkemece ek rapor ve daha sonra yeniden keşif yapılarak rapor alınmasına rağmen bu raporlar kabul edilmediğinden yeniden keşif yapılıp rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönteme uyulmadan taşınmaza res'en genel deyimlerle değer biçilmesi,
2- 4650 sayılı kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 29. maddesi uyarınca, mahkeme masraflarının sadece davacı idare tarafından karşılanması gerekirken, bozma kararı sonrası yapılan keşif giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi ve hüküm fıkrasında da bu konuya ilişkin olarak hüküm kurulmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 11.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy