(2942 S. K. m. 10) (5018 S. K. m. 45)
Taraflar arasındaki 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların arsa olarak nitelendirilmesi doğrudur. Alınan bilirkişi raporu geçersizdir. Şöyle ki;
1- Bilirkişi kurulunca; emsal olarak alınan taşınmazın satış değeri, değerlendirme tarihine endekslendikten sonra emsalin dava konusu taşınmaza göre 20 kat daha değerli olduğu öne sürülerek taşınmaza değer biçilmiştir.
Değer biçilen dava konusu taşınmazdan 20 kat daha değerli olan taşınmazın emsal olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılıp alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, geçersiz rapora göre hüküm kurulması,
2- 5018 Sayılı Yasanın 45. maddesi uyarınca bedeline hükmedilen taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, idare adına tesciline karar verilmesi,
3- Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, lehlerine tek maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.MK.'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde geri verilmesine 27.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy