(2942 S. K. m. 11, 19) (4646 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 s. Kanunla değişik Kamulaştırma Yasasının 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarda tarih ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunarak iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 s. Kanunla değişik Kamulaştırma Yasasının 19. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı idare, tapuda kayıtlı olmayan dava konusu taşınmazın 3402 s. Kadastro Yasasının 16. maddesinde sayılan kamu mallarından olmadığını tesbit etmiş, taşınmazı zilyetlikle iktisap iddiasında bulunan davalının zilyetliğine mahkemece gazete ile yapılan ilan gününden itibaren 30 tarih içerisinde Hazine veya üçüncü bir kimse tarafından itiraz edilmemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı asıl tarafından temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- 4650 s. Yasa ile değişik 2942 s. Kamulaştırma Yasasının 11/son maddesi uyarınca irtifak hakkı karşılıkları bu hak sebebiyle taşınmazın tamamında meydana gelecek değer kaybıdır. Bu itibarla dava konusu taşınmazın irtifak hakkı kurulmasından önceki bütün değerinin tespit edilmesi ve bundan sonra doğalgaz boru hattı sebebiyle taşınmazın tamamında meydana gelecek değer düşüklüğü oranının belirlenmesi ve bu oranla taşınmazın bütün değerinin çarpılması sonucu irtifak hakkı karşılığının hesaplanması gerekir. Bu sebeple usul ve kanuna uygun olan birinci bilirkişi kurulu raporuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönteme uyulmadan hesaplama yapan ikinci bilirkişi kurulu raporuna göre bedele hükmedilmesi,
2- 4646 s. Doğalgaz Piyasası Yasasının 12/A maddesi gereğince kullanma hakkının davacı idareye ilişkin olduğu belirtilerek irtifak hakkının Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gözetilmeden davacı idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene geri verilmesine, 01.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy