(7201 S. K. m. 32) (2942 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin arttırılması davasının hakdüşürücü sürenin geçtiğinden bahisle reddine dair verilen yukarda gün ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.04.2008 günü temyiz eden davacılar vekilleri Av. Salih Topdemir, Av. Cemal Yıldız ve Av. Mehmet Yıldız ile aleyhine temyiz edilen davalı idare vekili Av. Şerife Kır Ardıç'ın yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunarak iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, kamulaştırma bedelinin arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, hakdüşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın 27125 m²'lik kısmı davalı idarece 25.07.1986'da kamulaştırılmış olup davacıların murisi Sabri Eşkinozgil'e kamulaştırma işlemlerinin 12.11.1987 gününde Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince tebliğ edildiğinin bildirildiği ancak tebliğ işleminin anılan kanun hükmüne uygun yapılmadığı anlaşılmış ise de davacılar murisinin idareye hitaben yazdığı 19 Kasım 1987 tarihli dilekçesinde kamulaştırma işleminin noterlikçe kendisine tebliğ edildiğini, ne var ki kamulaştırma evrakında taşınmazın mevkii ve köyünün yanlış olduğunu bildirdiğinden bu tebligata muttali olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu halde Tebligat Yasasının 32. maddesi gereğince usulsüz tebligat geçerli hale gelmiştir.
2942 s. Kamulaştırma Yasasının 13/1 maddesinde yazılı belgelerden birinin veya birkaçının tebligat yapılırken eklenmemesi tebligatı geçersiz hale getirmez. Yalnızca kamulaştırma işleminin idari yönden iptal edilmesine neden olabilir ve mal sahibine idare mahkemesinde dava açma hakkı verir.
Bu nedenle, Kamulaştırma Yasasının 14. maddesinde ön görülen 30 günlük hakdüşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazı yerinde olmadığından usul ve kanuna uygun hükmün ONANMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve yeniden harç alınmasına yer olmadığına, aleyhine temyiz edilen davalı idare yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 550,00-YTL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 15.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy