(2942 S. K. m. 17, 23, 25)
Dava: Taraflar arasındaki, kamulaştırılan taşınmazın Kamulaştırma Kanununun 23. maddesi gereğince geri alımı, mümkün olmaması halinde ise bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen; yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırılan taşınmazın Kamulaştırma Kanununun 23. maddesi gereğince geri alımı, mümkün olmaması halinde ise bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Olayları anlatmak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir.
Davacıların murisinin paydaş olduğu taşınmaz, davalı idarece kamulaştırılmış ve takdir edilen bedel bankaya bloke edilmiş ise de, malikin adresi 6830 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7. maddesinde yazılı mercilerden araştırılmadığından usulüne uygun tebligat yapılmamıştır.
Davalı idare daha sonra Kamulaştırma Kanununun 17.maddesine istinaden tescil davası açmış ve taşınmazın idare adına tesciline karar verilmiştir.
Gerek 6830 sayılı Kanun, gerekse 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25.maddesinde Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla başlar hükmü yer almaktadır.
Davacı tarafa kamulaştırma işlemi tebliğ edilmemiş, dava konusu taşınmaza da daha sonra el konulmuştur. Dava dilekçesinde davacının, taşınmazının geri alınması; mümkün olmadığı takdirde bedelinin ödenmesini istemiş olması dikkate alındığında, davanın kamulaştırmasız el atma davası olarak nitelendirilmesi gerekir. Ayrıca Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine istinaden daha önce tescil kararı verilmesi de dava açılmasına engel teşkil etmez.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece işin esasına girilip, davacıların payı yönünden taşınmazın bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacılardan alınmayan 60,00.-TL. başvurma harcından, peşin alınan 14,00.-TL. peşin harcın mahsubu ile kalan 46,00.-TL. harcın alınmasına 22.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy