(2942 S. K. 7, 8, 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, Kamulaştırma Yasasının 7. ve 8. maddelerinde belirtilen ön koşullar yerine getirilmeden dava açıldığı için davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Tapu maliki Abdullah Barış mirasçısı Mehmet Zeki Barış'ın vekili duruşmaya gelerek bedelde anlaşmayacaklarını belirtmiş, diğer mirasçılardan Latife İşeri ve Ayşe Akman'a ise davadan önce Kamulaştırma Kanununun 7. ve 8. maddelerine göre uzlaşma davetiye çıkartılmış ve uzlaşma yapılmadığına dair tutanak tanzim edilmiştir. Diğer Abdullah Barış mirasçıları için Yasanın 7. ve 8. maddelerinin koşulları yerine getirilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece Latife İşeri, Ayşe Akman ve Mehmet Zeki Barış dışındaki mirasçılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Latif İşeri, Ayşe Akman, Mehmet Zeki Barış yönünden işin esasına girilerek kamulaştırma bedelinin tesbiti ve terkin kararı verilmesi gerekirken bu mirasçılar yönünden de davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.07.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Dava 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı idare; 4650 sayılı Kamulaştırma Kanunun 7 ve 8. maddelerindeki araştırmaları tam olarak tamamlamadan davayı açmış, mahkemece bu eksikliklerin dava şartı olduğu gerekçesi ile dava ret edilmiştir.
Bir hususun dava şartı olup olmadığı onun niteliğinden anlaşılır. Bu hususun (durumun) varlığı veya yokluğu mahkemenin işi esastan inceleyip karar verilmesine engel oluyor ve hakim kendiliğinden gözetiyor ise o durum dava şartıdır.
Dava şartları; davanın esastan incelenip karara bağlanabilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan hallerdir. Dava şartlarının varlığı hakim tarafından kendiliğinden gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksanlığına muvafakat etseler bile hakim davayı usulden (mesmu olmadığından) reddetmekle yükümlüdür. (Baki Kuru, HMUK Cilt 2 Sayfa 1344 Altıncı Baskı)
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi yerleşik uygulamasında taraf teşkili sağlanıp; davalı şahıs tarafından idarece takdir edilen bedelin yeniden belirlenmesinin istenmesi halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 7 ve 8. maddelerindeki eksiklik dava şartı kabul edilmemekte, işin esasına girilip davanın sonuçlandırılması gerektiği belirtilmektedir. (5.H.D. 08.06.2006 gün ve 2006/3967-7003 sayılı kararı)
H.G.K 2006/498-503 sayı ve 05.07.2006 günlü kararı da aynı şekilde işin esasına girilmiş ise, ön şart yokluğu nedeniyle davanın ret edilemeyeceğini açıklamaktadır.
Tapu maliki Abdullah Barış'ın mirasçılarının bir bölümüne uzlaşma davetiyesi çıkarılmış, bir mirasçı da duruşmalarda vekille temsil edilmiş olup, bunlar yönünden işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekçesi ile karar bozulmuş, Kamulaştırma Kanununun 7 ve 8. maddelerine göre işlemleri tamamlanmamış diğer' mirasçılar yönünden, ise karar onanmıştır.
Yukarıda belirttiği gibi öğretide dava ön şartı var ise her aşamada davanın ön şart yokluğu nedeniyle ret edilmesi gereklidir. Gerek 5. Hukuk Dairesi gerekse HGK'nun söz edilen kararlarında Kamulaştırma Kanunun 7 ve 8. maddelerindeki eksikliklerin dava ön şartı olmadığı kabul edilmektedir. Ön şart uygulaması çeşitli koşullara göre değiştirmemelidir. Ya vardır (ki her aşamada göz önüne alınmalıdır) ya da yoktur. Dosyamızda ret edilen davalılar yönünden de bozma yapılmalıydı.
Kamulaştırma Kanunun 7 ve 8. maddelerinde yapılacak araştırma ve incelemeler aynı yasanın 10. maddesine göre idare tarafından açılacak kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasının ön koşulu (mahkemenin ve çoğunluğun kabulüne göre) dava şartımıdır?
2942 sayılı Yasada, 4650 sayılı Yasa ile getirilen değişiklikler aynı yasanın 10. maddesinin yazımı ve değişiklik gerekçeleri dikkate alındığında; 7 ve 8. maddelerdeki araştırma ve incelemenin idarece eksik yapılması bir dava ön şartı değildir.
Yasa koyucu 10. maddenin değişiklik gerekçesini yazarken aynen Kamulaştırma bedellerinin tespitinin mahkemelere bırakılarak, İDARELERCE YANLIŞ YAPILAN TEBLİGAT VE İLANLARIN MAHKEMELERCE USULÜNE UYGUN ŞEKİLDE YAPILMASI, kamulaştırma sebebiyle ilgililerce açılması muhtemel olan ve çok uzun zaman alan, idare açısından kamulaştırmaları, yatırımları ve işlemleri sürüncemede bırakan, vatandaşlar açısından şikayetlere konu edilen ve taşınmaz mallarının bedellerini geç almalarına sebep olan bedel artırımı veya idarece açılabilecek bedel indirimi, taşınmaz malın idare adına tescili davalarının ortadan kaldırılarak, kamulaştırmanın tek davayla ve süratle çözümlenmesi amaçlanmıştır. demektedir.
Görüldüğü gibi 10. maddeye göre idarenin açtığı davada; idarece yanlış yapılan tebligat ve ilanların mahkemece usulüne uygun yapılması ile gecikmelerin önüne geçilmek istenmiştir.
Gerçektende 10. madde dikkatle okunduğunda; Kamulaştırma Kanunun 7 ve 8. maddesinde idarenin yapması gereken tüm işlemler yenilenmektedir. Malike davetiye ile birlikte idarece 7. maddeye göre toplanan tüm bilgi ve belgeler ile 8. maddeye göre yapılmış bedel tespiti ve diğer bilgi ve belgeler tebliğ edilmekte, malike tüm savunma ile delillerini bildirmesi için süre verilmektedir.
2942 sayılı yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 10. maddesi ayrıca Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve sekizinci fıkranın ikinci ve devamı cümleleri uyarınca işlem yapar. hükmünü getirmiştir.
Eğer 2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı Yasa ile değişik 7 ve 8. maddesinde idarece yapılması gereken inceleme ve araştırmalardaki eksikliklerin bir dava ön şartı olduğu yasa koyucu tarafından kabul edilse idi bu husus 10. madde de idarenin yapması gereken araştırma ve incelemenin yenilenerek davalının bilgilendirilmesi ve yargıcın taraflara hala uzlaşmayı önermesi düzenlenmez idi.
Davalılar Rukiye ve Gülizar'a dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, bu davalılar duruşmalara katılmamışlar ise de taraf teşkili sağlanmıştır. Usulüne uygun tebligat yapılan davalılar davaya katılmaya ve beyanda bulunmaya zorlanamaz. Esasa girilip karar verilmelidir. Havva'ya ise dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmemiştir. Kamulaştırma Kanununun 7. maddesinde belirtilen mercilerden adres araştırması yaptırılarak taraf teşkili sağlanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu nedenlerle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy