(2942 S. K. Geç. m. 6)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İETT. Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın husumetten reddine, BEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın esastan reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece İETT. Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın husumetten reddine, BEDAŞ Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kanıt ve belgelere göre, İETT Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Taşınmazın davalı BEDAŞ Genel Müdürlüğünce 1966 yılında kamulaştırıldığı iddia edilmiştir.
Davacı taşınmaza 1989 yılında alım sonucu malik olmuştur. Tapu kaydı tesis tarihinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip eski maliklere kamulaştırma işleminin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği denetlenerek; tebligatlar geçerli ise davanın reddi, tebligatlar geçersiz ise 1966 yılında kamulaştırılan taşınmaza ne zaman el atıldığı saptanarak. 09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihleri arasında el atmanın varlığı tespit edilir ise;
30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen Geçici 6. madde ile;
Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılmaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir. hükmü getirilmiş olduğundan, bu düzenleme doğrultusunda işlem yapılarak sonucuna göre;
Karar verilmek üzere hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine 07.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy