(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasındaki imar uygulaması nedeniyle bulunduğu yerde korunması mümkün olmayan yapı bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, imar uygulaması nedeniyle bulunduğu yerde korunması mümkün olmayan yapı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu edilen yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise, yaş, cins ve verim durumları dikkate alınarak değer biçilmesinde, yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;
Dava konusu edilen yapıların, dava dışı üçüncü şahıslar adına tapulu kadastral 126 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edildiği ve davalı idare tarafından da yıkım kararı alınmadığı gözetilerek, mahkemece yapı (maliyet) bedeline hükmolunması gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle enkaz bedeline hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, davalı idareden aşağıda yazılı kalan onama harcının alınmasına, 18.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy