(2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki delil ve belgelere göre; davalı idare vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-) Aynı bölgede bulunan diğer taşınmazlar hakkında açılan ve Dairemizce temyiz incelemesi yapılarak onanan 2008/33 esas sayılı dosyada aynı emsal esas alınarak yapılan incelemede davaya konu taşınmaz ile emsalin aynı değerde olduğu belirtildiği ve bu dosyadaki taşınmazlar ile davaya konu taşınmazın birbirlerine yakın oldukları, dosyalardaki keşif gözlemi ve bilirkişi raporlarına yansıyan özelliklerinden anlaşıldığı halde, iş bu dosyada, davaya konu taşınmazın, emsal taşınmazdan üç kat değerli olduğu belirtilerek taşınmaza bedel belirlenmesi karşısında rapor inandırıcı olmayıp hükme esas alınacak nitelikte değildir.
Bu durumda taraflara, davaya konu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-) 5018 Sayılı Kanun uyarınca davalı idare harçtan muaf olduğu halde aleyhine harca hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy