(2942 S. K. m. 7, 8, 10, 14)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 7. ve 8. maddesindeki şartlar yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davaya konu taşınmazın tapu malikine 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde uzlaşma tebliği yapılmadan dava açıldığı, davalı malikin dava açılmadan önce vefatı sebebiyle mirasçılardan F. A., A. A., E. A. ve K. A. vekilinin duruşmalara katılarak, mahkemece kamulaştırılan taşınmazın bedelinin tespitine karar verilmesini talep ettiği, diğer mirasçıların ise Kamulaştırma Kanununun 14/son maddesi hükmü uyarınca davaya dahil edilmedikleri anlaşılmıştır.
Malik mirasçılarından F. A., A. A., E. A. ve K. A. vekilinin yargılama sırasındaki beyanları dikkate alındığında, Kanunun 8. maddesi gereğince tebligat yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği gözetilerek ve dava ekonomisi de gözönünde bulundurularak adı geçenler yönünden 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi gereğince işin esasına girilerek; diğer mirasçılar yönünden ise Kanunun 14/son maddesi uyarınca davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy