(2942 S. K. m. 17, 38)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın 2942 Sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili yönünden verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırılan taşınmazın 2942 Sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırma Kanununun 17. maddesi uyarınca tescil kararı verilebilmesi için, kamulaştırmanın adli ve idari yönden kesinleşmesi gerekir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; kamulaştırma işleminin davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği ve kamulaştırmanın adli ve idari yönden kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Öte yandan; idarelere kamulaştırmasız el atılan taşınmazlarla ilgili olarak, kayıt malikleri aleyhinde tapu iptali ve tescil davası açma imkanı veren 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi Anayasa Mahkemesi'nin 4.11.2003 tarihli resmi gazetede yayınlanan kararıyla iptal edilmiş, 30.6.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 Sayılı Yasayla getirilen düzenlemelerle de idarelerin tapu iptali ve tescil davası açma imkanı kalmamıştır.
Bu durumda, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy