(2942 S. K. m. 13, 14, 25) (7201 S. K. m. 32)
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatmanın önlenmesi ve kal davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 15.06.2010 günü temyiz eden davalı idare vekili Av. E.Ş. ile davacı vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut Diyarbakır Ziraat Bankası Şubesi Müdürlüğü'nün 29.03.2010 gün ve 4940/148 sayılı yazısı ve ekindeki listede A. oğlu 6/8 pay sahibi Ş.Y. isminin bulunduğu yazılı olan 1.293.750.000 rakamlarının sütun başında (MALİKE ÖDENEN HİSSE BEDELİ) ibaresinin yer aldığı, yine aynı yazıya ekli döküm tarihi 31.10.1997 olan 3. sayfada 306. sırada Ş.Y. isminin karşısında 1.293.750.000,00 rakamının olduğu, tarihin 16.10.1997, fiş numarasının 4-2 yazılı bulunduğu görüldüğünden, kamulaştırma bedelinin mevcut bilgiler dahilinde davacıya ödendiği anlaşılmıştır.
Kamulaştırma işleminin 09.10.1997 tarihinde noter aracılığı ile davacının dayısı M.'e tebliğ edildiği, bedelin ise bu tarihten 7 gün sonra 16.10.1997 günü banka vasıtasıyla davacıya ödendiği belirlenmiştir.
Her ne kadar kamulaştırma işlemi davacıya usulsüz olarak tebliğ edilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, davacı bloke edilen kamulaştırma bedelini almış olduğundan usulsüz tebligat geçerli hale gelmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 25. maddesinde, Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için 13. madde uyarınca yapılan tebligatla başlar. hükmü yer aldığından ve aynı Kanunun 14. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre malikin taşınmaza ilişkin her türlü dava hakkı 30 gün geçmekle düştüğü gibi mülkiyet de idari yönden davalıya geçer.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idarenin kamulaştırmasız el atması söz konusu olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz eden davalı idare yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 750,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 15.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy