(2942 S. K. m. 10)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş, davalı vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla duruşma için belirlenen 02.02.2010 günü temyiz eden davacı idare vekili Av. Buket Çağlar ile davalı vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, Dairemizin geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur.
Bu nedenle davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin temyizine gelince;
1-Dava konusu parselin bulunduğu bölgede imar uygulamasının tamamlandığı, arazi ve arsa düzenlenmesi yapma imkanının kalmadığı belirlendiğinden taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamayacağı Giresun Belediye Başkanlığınca bildirildiğinden bu şekliyle dava konusu taşınmaz imar uygulaması tamamlanan alanda, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmayan parsel niteliğinde olduğundan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmaması gerektiği halde bilirkişi kurullarınca % 40 oranında düzenleme ortaklık payı kesilmek suretiyle az bedel tesbiti,
2-Dava konusu taşınmazdan arta kalan 94 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü, geometrik durumu ve imar planındaki konumu da nazara alınarak davalı tarafından kullanılması mümkün olmadığından bu bölümün de bedeline hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davalı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 750,00-TL vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 08.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)