(2942 S. K. m. 7, 11)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş davacı vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla duruşma için belirlenen günü temyiz eden davalı idare vekili Av. Tuncay Kara'nın yüzüne karşı usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı vekili Av. İbrahim Kelleci'nin yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, davalı idare vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyizine gelince:
Kamulaştırma işlemlerinin ilan yoluyla tebliğ edilebilmesi için taşınmaz malikinin adresinin Kamulaştırma Kanununun 7. maddesinde belirtilen tüm mercilerden ayrı ayrı araştırılması ve bu araştırma sonucunda adresinin tespit edilememiş olması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğünden davacının adresi, ana ve baba adı ile doğum tarihi de tespit edildikten sonra, Nüfus ve Vergi Dairesi ve Belediye Vergi Müdürlüklerinden bu bilgiler de belirtilmek suretiyle adresin tespiti yönüne gidilmesi, ayraca zabıta aracılığıyla da adres araştırması yapılması adresin bulunmaması halinde ilanen tebliğ edilmesi gerekirken tüm bunlar idarece yerine getirilmediğinden yapılan ilanen tebligat geçersiz olduğu gibi, Tapu Sicil Müdürlüğünce belirtilen adrese çıkartılan tebligat da tebligatı alan kişi davacının yakını olmayıp, aynı çatı altında birlikte oturmadığından geçersizdir.
Bu nedenle işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi.
Doğru görülmemiştir
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 13.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy