(2942 S. K. m. 10) (1086 S. K. m. 428, 440)
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 24.11.2009 gün ve 2009/14197 Esas - 2009/16717 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış, taraf vekillerince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre davacı idare vekilinin karar düzeltme istemi HUMK.nun 440 ve devamı maddelerinde sayılan nedenlerden hiç birisine uymadığından karar düzeltme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalılar vekilinin karar düzeltme istemine gelince;
Hükme esas bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazla aynı mahallede bulunan ve emsal kabul edilen taşınmazlar, fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri olup, bu parsellerden imar uygulaması sırasında % 29 oranında Düzenleme Ortaklık Payı kesintisi yapıldığı bu kez yapılan incelemede anlaşılmıştır.
Bu nedenle davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne ve Dairemizin 24.11.2009 gün ve 2009/14197-16717 sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, taşınmaz üzerindeki yapılara da resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülmek suretiyle değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur.
Bu nedenle, davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalılar vekilinin temyizine gelince;
Hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal kabul edilen taşınmazlar ve dava konusu taşınmazla aynı mahallede bulunan taşınmazlar fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri olup, bu parsellerden imar uygulaması sırasında % 29 oranında Düzenleme Ortaklık Payı kesintisi yapıldığından, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelden % 29 oranında Düzenleme Ortaklık Payı indirilmesi gerektiği gözetilmeden, % 40 oranında indirim yapılması,
Doğru görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, H.U.M.K’nun 442.maddesi gözönünde bulundurularak takdiren 172,00-TL. para cezasının karar düzeltme isteyen davalı idareden alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine, davalılardan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 08.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)