(2942 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekili yönünden verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre; davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme istekleri H.U.M.K.'nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Dava konusu taşınmazın yakınında öncesinde de yol bulunduğu, yeni yapılan yol sebebiyle kalan bölümde bir değer artışı olmayacağı, aksine yeni yapılan yol sebebiyle oluşan şevden dolayı taşınmazın arta kalan bölümünden ve yapılardan yararlanma olanağı kısıtlandığından, kalan bölümde %50 oranında değer kaybı olacağından hükmün bu sebeple de bozulması gerektiğinden, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne Dairemizin 9.10.2010 gün ve 2010/12469-19534 Sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 Sayılı Kanun ile değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili; karşı dava ise kamulaştırmadan arta kalan kısımlarının bedelinin veya değer azalışının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Arazi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre, üzerindeki yapılara ise resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payları da düşülmek suretiyle değer biçilmesi yöntem bakımından doğrudur.
Ancak;
1- Dava konusu taşınmaza değer biçmede esas alınan münavebe ürünlerinden korunganın Ağrı İl Tarım Müdürlüğünden gelen resmi verilere göre danenin dekara ortalama verim miktarının 500 kg., ortalama kg. satış fiyatının ise 1,50-TL olduğu anlaşılmıştır. Bu hususta bilirkişi kurullarından ek rapor alınması gerektiği gözetilmeden, verim miktarı daha düşük, fiyatı ise daha yüksek alınmak suretiyle bedel tesbiti,
2- Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda yazılı özellikleri dikkate alınarak taşınmazın belirlenen m2 birim bedeline %20 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Yapılan yol sebebiyle davaya konu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan bölümünden ve yapılardan yararlanma olanağı kısıtlandığı gözetilerek, bu bölümde ve yapılarda %50 oranında değer azalışına hükmedilmesi gerekirken, kalan bölüm ve yapıların tamamının bedeline hükmedilmesi,
4- Dava konusu taşınmaz Yazıcı Baraj köy ulaşım yolu yapmak amacıyla kamulaştırılmış olup, söz konusu yol özel yol niteliğinde olduğundan kamulaştırılan kısmın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yol olarak terkinine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy