(2942 S. K. m. 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca onanması hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 16.2.2011 gün ve 2010/15735 Esas - 2011/2471 Karar sayılı ilama karşı davalılardan R. A. vekili yönünden verilen dilekçeyle karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline dair davada, davanın kabulüne dair verilen hüküm, davacı idare vekiliyle davalılardan R. A. vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış, bu onama kararına karşı davalı R. A. vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede, dosyada bulunan Belediye Başkanlığı yazısına göre davaya konu taşınmazın imar planı dışında. Belediye mücavir alan sınırları içinde bulunduğu, belediye hizmetlerinden kısmen yararlandığı ve etrafının meskun olduğu taşınmazın bu niteliğine göre arsa vasfında kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle, davalılardan R. A. vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 16.2.2011 tarih ve 2010/15735-2011/2471 Sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede: Dava, 4650 Sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekiliyle davalılardan R. A. vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1- Bir taşınmazın belediye imar planı içinde olması, olmadığı takdirde belediye veya mücavir alan sınırları içerisinde bulunmakla birlikte belediye hizmetlerinden yararlanması ve etrafının meskun olması halinde arsa olarak kabul edilmesi gerekir.
Dosyada bulanan kanıt ve belgeler, Sinop Belediye Başkanlığı'nın yazıları ve taşınmazın bilirkişi kurulu raporunda yazılı özellikleri dikkate alındığında, davaya konu taşınmazın arsa olarak kabulüyle Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesi gerektiği düşünülerek; taraflara davaya konu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taşınmazı arazi olarak nitelendirip net gelirine göre değer belirleyen rapora itibar edilerek hüküm kurulması,
2- Davanın mahiyeti gereğince davalılardan R. A. kendisini vekil temsil ettirdiğinden, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmemiş olması.
Doğru görülmemiştir;
Sonuç: Davacı idare vekiliyle davalılardan R. A. vekilin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan R. A.'dan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 29.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy