(2942 S. K. m. 11)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalı idare vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu 566 ada, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, diğer parseller hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1- Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporlarında, getirtilen emsallerin satışlarının vergi ve harçtan kaçınmak için düşük gösterildiği açıklandıktan sonra, sonuçta piyasa rayicinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu raporlara göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Davacıların murisi tapu maliki E. K.'nun eşi V.'nin ilk eşinden olma ve muris E.'in mirasçısı olan E. Y., L. K.ve E. Y. davacı olmadıkları halde, adı geçen şahısların paylarını da kapsar şekilde hüküm kurulması,
3- El atılmadığından bahisle reddine karar verilen parseller yönünden dava ıslah edilmediğinden talep miktar nazara alınarak nispi vekalet ücreti hesaplanıp, bu miktar da maktu vekalet ücreti altında kalacağından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince karar tarihindeki maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bilirkişilerce tespit edilen değere göre vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflara karşılıklı olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 825,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara, 825,00-TL vekalet ücretinin de davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 31.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy