(2942 S. K. 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idareler vekilleri tarafından verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalı ASAT Genel Müdürlüğü vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla, duruşma için belirlenen 14.04.2009 günü temyiz eden davalı Konyaaltı Belediye Başkanlığı vekili ile davalı ASAT Genel Müdürlüğü vekili ve aleyhine temyiz olunan davacılar vekilinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davalı vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp davacılar vekili ve davalı Konyaaltı Belediye Başkanlığı ile ASAT vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, Dairemizin 3. kez geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idareler vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 2850 m2 iken, bunun 1960 m2'sinin imar uygulaması gördüğü, 490 m2'nin Düzenleme Ortaklık Payı olarak kesildiği, kalan 1470 m2 için de imar parseline gittiği, imar uygulamasına girmeyen 890 m2'nin dava konusu 749 parsel sayılı taşınmazda davacıların uhdesinde kaldığı, daha sonra bu miktarın da imar uygulamasına tabi tutulduğu, 271 m2'nin düzenleme ortaklık payı olarak kesildiği kalan 619 m2 için de 20065 ada, 1 parsel ve 20066 ada, 3 parselden hisse verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece söz konusu 2. imar uygulamasının iptal edildiği belirtilerek, davaya konu imar uygulaması ortadan kalktığından bahisle 890 m2'lik taşınmaza davalı idareler tarafından trafo, yol ve park yapılmak suretiyle el atıldığından bedelinin tahsiline karar verilmiş, ise de, söz konusu imar uygulamasının iptaline ilişkin davacılar tarafından idari yargı yoluna başvurulmadığı açıktır. İdari yargı kararlarının niteliği itibariyle sübjektif olup, sadece taraflarını bağlayacağı tartışmasızdır.
Bu nedenle, idare mahkemesince verilen karar davacılar için sonuç doğurmayacağından yapılan imar uygulaması bunun sonucunda oluşan tapu kayıtları davacı yönünden geçerliliğini korumakta olup tapu kayıtlarında geri dönüşüm olmadığı gibi yeni oluşan tapuların bulunduğu alanda davalı idarelerce kamulaştırmasız el atılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK'nun 428. maddesi gereğince bozulmasına, temyiz eden davalı idareler Konyaaltı Belediye Başkanlığı ve ASAT Genel Müdürlüğü yararlarına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 625,00'şer TL vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davalı idarelerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy