(2942 S. K. m. 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi tarafların vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, mahkemece, kısmi olarak el atılan davaya konu taşınmazdaki, davacılara ait payların tamamının tapudan terkinine karar verilmesi sebebiyle hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; bu husus 25.10.2010 tarihli ek tavzih kararı ile düzeltildiğinden. Dairemizce bozma nedeni yapılmamıştır.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilip İ.T. dışında kalan diğer davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacılardan İ. T.'in davaya konu taşınmazdaki hissesini dava açtıktan sonra sattığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacılardan İ.T. adına açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğuyla sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacılardan peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 27.6.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy