(4721 S. K. m. 995) (2942 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca bozulması hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 21.10.2010 gün ve 2010/11091 Esas - 2010/17792 Karar sayılı ilama karşı davacı vekili yönünden verilen dilekçeyle karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davaya konu taşınmazın 2904 m2' lik bölümüne 1969 yılında, kalan kısmına ise 1995'te el atıldığı anlaşılmaktadır.
30.6.2010 günü yürürlüğe giren 5999 Sayılı Kanun uyarınca tarafların uzlaşması esas ise de, karar düzeltme dilekçesi dikkate alındığında taraflar arasında herhangi bir uzlaşmanın olmayacağı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 21.10.2010 gün ve 2010/11091-17792 Sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu 1679 parsel yönünden davanın reddine, 1681 parsel yönünden ise mahallinde yapılan keşif sonucu taşınmazın sulu ve kuru tarım arazisi niteliğindeki bölümlerine gelir metoduna göre dava tarihindeki değerinin ayrı ayrı tespit edilmesinde ve ripağ değişikliği ile el atılarak yol durumuna dönüştürülen 5827 m2'lik bölüm ile iki yol arasında kalan ve kullanılamayan 4177 m2 lik bölümünün sulu arazi olarak kabulüyle değerlerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1) Dava konusu taşınmaza yol geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan tüm bölümünün bedelinin tesbiti ile davacının hissesi oranında bedele hükmedilmesi gerekirken, 5827 m2 lik bölüm dışında kalan ve yol durumunda olan kısım yönünden yazılı gerekçeyle ret kararı verilmesi,
2) Dava konusu taşınmazın 5827 m2 lik bölümü dışında el atılan kısmın ne kadarının sulu, ne kadarının kuru tarım arazisi vasfında olduğu mahallinde yapılacak keşifle teknik bilirkişiler tarafından ölçülüp krokide gösterilmeden, tahmini değerlerle bedel hesaplayan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3) Davacı tarafından ecrimisil talep edildiği halde bu yönde bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan talep dilekçesinde davacı vekilince resen yapılan hesaplamaya dayanılarak eksik inceleme ile ecrimisil bedeline hükmedilmesi,
4) Davacı tapuda 36/720 oranında hissedar olup bedeline hükmolunan ve yol durumuna dönüşen bölümün hisse oranında tapudan terkinine, işe yaramazlığından bahisle bedeline hükmolunun 4177 m2 lik bölümünün ise hisse oranında Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, el atılan bölümlerin tamamının terkinine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine, 16.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy