(2942 S. K. m. 10, 11) (1319 S. K. m. 30)
Dava: Taraflar arasındaki 4650 Sayılı Kanun ile değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili tarafından verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 28.6.2011 günü temyiz eden davalı idare vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, davalı idare vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, 4650 Sayılı Kanun ile değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1) Dava konusu taşınmazlar arsa niteliğindedir. Arsalara, Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi gereğince özel amacı olmayan emsal satışlara fiyat artış endeksi uygulanarak emsalin değerlendirme tarihindeki karşılığı tespit edildikten sonra, emsalin davaya konu taşınmazla eksik ve üstün yönleri ile oranları da açıkça belirtilmek suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, bu yönteme uygun olarak değer biçildikten sonra davaya konu taşınmaz üzerinde yapı yapma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle, Emlak Vergisi Kanununun 30. maddesinin kanunlar veya diğer kamu düzeni mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisi kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunur hükmü gözetilerek tespit edilen bedelin 1/10'u oranındaki m2 birim bedeli üzerinden zemin bedelinin düşük hesaplanması,
2) Dosyada bulunan kanıt ve belgeler ile tapu kaydı üzerindeki şerh de dikkate alınarak, davaya konu 70 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıların Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca belirlenen birim maliyet bedelleri listesindeki 4. sınıf C grubu kültür yapıları sınıfına girdiği gözetilerek, buna göre değer biçilmesi gerekirken. 3. sınıf A grubu yapı grubuna girdiği kabul edilerek bedel tespiti,
3) Dava konusu taşınmazdaki çevre duvarı ve saha betonuna resmi birim fiyatları esas alınarak, yıpranma payı da düşülmek suretiyle değer biçilmesi gerekirken, maktuen bedel tesbiti,
4) Taşınmazlar üzerindeki ağaçlara yaş, cins ve verim durumlarına göre maktuen değer biçilmesi ve buna göre tespit edilen ağaç bedellerinin de İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinden resmi veriler getirtilerek denetlenmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde hesaplama yapan rapora göre değer biçilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeple HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyiz eden davalı idare yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 825,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 28.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy