(2942 S. K. m. 11) (YHGK 15.12.2010 T. 2010/5-662 E. 2010/651 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalı idare vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla, duruşma için belirlenen 12.7.2011 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı, duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Kamulaştırmasız el atma davalarında da Kamulaştırma Kanununun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca arsalara, değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan, yakın yerdeki, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışların emsal alınarak değer biçilmesi gerekir. Bilirkişi kurulunca emsal olarak kabul edilen satış, farklı bir mahallede olduğu gibi, davaya konu taşınmazdan oldukça küçük yüzölçümlü bir taşınmaz olduğundan uygun emsal değildir.
Bu sebeple taraflara davaya konu taşınmazın bulunduğu yere yakın, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları emsal olarak bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak rapor alınması, emsalin satışını gösterir tapu kayıt örnekleri ile davaya konu taşınmaz ve emsal kabul edilen taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergi değerleri getirtilip, emsalin özel amaçlı satış olup olmadığı ve üstünlük oranları yönünden bilirkişi kurulu raporu denetlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme bedel tespiti,
2- Dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında yol, park ve su deposu alanı içinde kaldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davaya konu taşınmazın 20281 m2'lik kısmı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca altıncı Beş Yıllık İmar Programı içerisine alınmışsa da henüz bir kamulaştırma yapılmadığı gibi rekreasyon alanı olarak el atma da söz konusu değildir.
Bu durumda HGK'nun 15.12.2010 gün 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetilerek davaya konu taşınmazın yol olarak fiilen el atılan 1379 m2,lik kısmı dışında kalan alanların imar planında ne olarak ayrıldığı hususunda fen bilirkişisinden krokili rapor alınıp, su deposu alanı dışında kalan kısmın bedeline hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Dava konusu taşınmazın fiilen el atılan ve yol haline getirilen bölümünün rekreasyonu alanı içinde kalan özel yollardan olup olmadığı araştırılarak, özel yol değil ise, hangi belediyenin bakım ve onarım sorumluluğunda olduğu tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeple HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflara karşılıklı olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 825,00-YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 825,00-YTL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy