(2942 S. K. m. 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili kesinleşen ilk davada 500,00-TL talepte bulunmuş, 2.4.2010 tarihli ıslah dilekçesinde ise ilk davada talep edilen miktar 7.800,00-TL gösterince bilirkişice hesaplanan 458.726,35-TL'den bu miktarı düşerek fazlaya dair hakkını saklı tutmadan talepte bulunmuştur. Mahkemece, dava dilekçesindeki gerçek talep edilen 500,00-TL nazara alınarak davanın 451.426,35-TL'lik kısmının kabulüne artan ve bu davanın konusunu oluşturan miktar yönünden red kararı verilmiş, verilen bu kararın temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
Bu durumda ilk yargılama sırasında dava kısmen kabul, kısmen red edilmek suretiyle sonuçlanıp kesinleştiğinden, artık talep edilebilecek bir miktar kalmamış olmakla davanın reddi yerine kabul kararı verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy