(2942 S. K. m. 11)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekili yönünden verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki kanıt ve belgelere göre davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulüyle ekilebilir ürün gelirine göre m2 bedelinin tespiti yöntem olarak doğrudur.
Ancak;
1- Dava konusu taşınmazın özellikleri ve bilirkişi raporlarında belirtilen hususlar göz önünde bulundurulduğunda; objektif değer artırıcı unsur oranının %25'den az olamayacağı gözetilmeden daha az artış oranı uygulanmak suretiyle eksik değer belirlenmesi,
2- Dava konusu taşınmazdan geçirilen yolun, taşınmazı beş parçaya böldüğü anlaşılmaktadır. El atmadan arta kalan kısımların yüzölçümleri ayrı ayrı belirlendikten sonra fen bilirkişisi raporunda A, D ve E harfleri ile gösterilen bölümlerden ekonomik olarak yararlanma olanağı bulunmuyor ise bu bölümlerin tüm bedelinin, arta kalan diğer kısımlarda da değer düşüklüğü oranlarının ayrıca belirlenerek buna göre hesaplama yapılması gerekirken, taşınmazın el atmadan arta kalan kısımlarının tamamında %2 oranında değer azalışının kabulüyle buna göre bedel belirlenmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalıdan aşağıda yazılı kalan onama harcının alınmasına, taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 06.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy