(1086 S. K. m. 185)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 28.02.2011 gün ve 2010/16456 Esas - 2011/3262 Karar sayılı ilama karşı davalılardan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada;
Mahkemece, dava konusu 31.65 m2'lik kısım hakkındaki davada atiye bırakılması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, diğer el atılan kısım bedelinin tahsiline ilişkin davanın ise kabulüne dair verilen hüküm, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmış, bu karara karşı aynı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede; Davacı vekilinin 25.11.2009 günlü oturumda 31.65 m2'lik kısma ilişkin talebini atiye bıraktığını bildirdiği, davalı idare vekilinin ise aynı oturumda davanın reddini istediği ve bir sonraki oturumda atiye bırakmaya muvafakatı olmadığını beyan ettiği ve mahkemece Davacı vekilinin 31.65 m2'lik yer hakkındaki talebini atiye bırakmış olması nedeniyle bu konuda karar vermeye yer olmadığına dair hüküm oluşturulduğu anlaşılmıştır.
HUMK.nun 185. maddesi uyarınca, davacı davalının rızası olmaksızın davasını takipten vazgeçemez. Davalı rıza göstermez ise mahkemece yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar vermek gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar ittihazı doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, onandığı anlaşılmakla, davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 28.02.2011 gün ve 2010/16456-2011/3262 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Dava, kamulaştırması el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca taşınmazın bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Davacı 31.65 m2'lik kısma ilişkin istemini atiye bırakmış, davalı vekili atiye bırakılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUMK. nun 185. maddesi uyarınca, davacı davalının rızası olmaksızın davasını takipten vazgeçemez. Davalı idare vekili bu konuda rıza göstermediğinden, mahkemece yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy