(2942 S. K. m. 9, 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kamulaştırmasız el atılarak enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Yapılan inceleme ve alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1- Kamulaştırmasız el atma davalarında da Kamulaştırma Kanunu'nun değer biçmeye ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.
Bu itibarla emsallerin davaya konu taşınmazlar yakın bölgelerden benzer yüzölçümlü değerlendirme tarihinden önce ancak yakın tarihli olması gerekir.
Bilirkişi raporunda somut emsal kabulü edilen taşınmazlara ait vergi değerleri davaya konu taşınmazdan daha yüksek olduğu halde değerlendirme yapılırken davaya konu taşınmazların bulunduğu bölgede değerini sonradan önemli şekilde etkilenen olumlu bir gelişmeden de söz edilmeden emsalden daha değerli kabul edilmiş olması sebebiyle bilirkişi raporu inandırıcı değildir.
Bu durumda taraflara, davaya konu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Dava konusu parsellerin geometrik durumu yüzölçümü ve enerji nakil hattı güzergahı nazara alınarak irtifak hakkı sebebiyle değer düşüklüğü oranını taşınmazların tümünde %50 olarak kabul edip etmediği davacıdan sorulup, davacının kabul etmemesi halinde taşınmazın tüm bedelini ödeyerek taşınmazın tamamını isteyip istemeyeceği davalı idareden sorularak, davalı idarenin kabul etmesi halinde taşınmazın tüm bedeline hükmedilerek, davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline, aksi takdirde değer düşüklüğü oranının %80 olarak kabul edilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 13.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy