(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasındaki imar uygulaması sebebiyle tesis edilen ipotek bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın husumet sebebiyle reddine dair verilen yukarda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçeyle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Dava, imar uygulaması sebebiyle tesis edilen ipotek bedelinin arttırılması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, 13.12.1992 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu davacıların miras bırakanı lehine, davalı aleyhine ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır.
İpotek borçlusunun taşınmazı ipotek tesisinden sonra üçüncü kişiye satmış olması ipotek bedelinin arttırılması davasındaki sorumluluğunu ortadan kaldırılmaz. İpotek tesisli taşınmazı satın alan üçüncü kişinin akit tablosunda belirtilen sorumluluğu tapudaki ipotek miktarıyla sınırlıdır.
Bu sebeple işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle husumet sebebiyle ret kararı verilmesi. doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazı yerinde olduğundan hükmün belirtilen sebeple H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy