(2942 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasındaki kendisine ait olan bina ve muhdesat bedellerinin kamulaştırma sırasında davalı H. Ş.'e ödenmesi nedeniyle, davalı H.'in sebepsiz zenginleştiğinden dolayı alacak ve kamulaştırma sahası dışında kalan yerlere davalı idarelerin el atması nedeniyle, taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kendisine ait olan bina ve muhdesat bedellerinin kamulaştırma sırasında davalı H. Ş.'e ödenmesi nedeniyle, davalı H.'in sebepsiz zenginleştiğinden dolayı alacak ve kamulaştırma sahası dışında kalan yerlere davalı idarelerin el atması nedeniyle, taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davası açılamaz.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz üzerinde anlaşma suretiyle kamulaştırma işlemi yapılırken bina ve muhdesatların tapu kaydında olduğu gibi 1/2 oranında belirlenen bedellerin davacı ve davalı H.'e ödenmesine karar verilmiş, bu anlaşma doğrultusunda yapılan kamulaştırma işlemi kesinleşmiş ve bedel de taraflara ödenmiştir.
Davacının; bina ve muhdesatların kendisine ait olduğunu anlaşma suretiyle yapılan kamulaştırma sırasında ileri sürmesi gerekirken bu duruma sessiz kalarak kamulaştırmanın kesinleşmesine sebep olduğundan, artık davalı H.'e karşı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak davası açamaz. Bu itibarla, sebepsiz zenginleşme yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Kamulaştırma sahası dışında kalan ve davacıya ait olan taşınmaza, davalı idarelerin kamulaştırma yapmaksızın el attığı iddia edildiğine göre, bu hususun bilirkişi heyeti oluşturularak mahallinde yapılan keşifle araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy