MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma nedeniyle çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma nedeniyle çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, idari yargının görevli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12.maddesine dayanılarak çıkartılan ve Resmi Gazete'de 06/08/1985 tarihinde yayımlanan baraj inşaatı için yapılan kamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırması Hakkındaki Yönetmeliğin 5.maddesi uyarınca, davanın görülebilmesi baraj göl alanı içerisinde kalan tüm taşınmazların maliklerine Noter kanalı ile yapılması gereken kamulaştırma tebligatının Noter'e verilme işleminin bitirilme tarihinde kamulaştırma işlemi kesinleşmiş sayılır ve kamulaştırmanın bitirildiğinin idarece yerleşim yerlerinde ilan edilmesi gerekir.İlanda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz sahiplerinin 2942 sayılı Kanunun 12.maddesinin 6.fıkrası gereğince taşınmazın kamulaştırması talebinde bulunabileceği belirtilir. İlan tarihinden itibarin 1 yıl içerisinde kullanılmayan hak düşer. İlanın indirildiği gün, 1 yıllık sürenin başlangıç tarihidir.
Bu durumda; Kamulaştırma Kanununun 12.maddesi uyarınca açılan davaların görülme yeri adli yargı olduğundan, işin esasına girilip davacının talebinin yasal şartları taşıyıp taşımadığı araştırılıp, taşıdığının tespiti halinde keşif yapılarak, alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 23/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy