(1412 S. K. m. 252)
Dava: Hırsızlıktan sanık ve tutuklu D. ve arkadaşları hakkında, bozma üzerine yapılan duruşma sonunda, mahkumiyetlerine dair, Eskişehir İkinci Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 20.9.1995 tarihli hükmün temyizen tetkiki sanıklar müdafii tarafından istenilmiş olduğundan; dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından onama isteyen 13.10.1995 tarihli tebliğname ile 23.10.1995 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, bozmaya uyularak toplanıp karar yerinde tartışılan elverişli delillere, gerekçe ve hakimin takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Anayasamızın 90. maddesinde dayanağını bulan ve 4 Kasım 1950 tarihinde Romada imzalanıp, 3 Eylül 1953 tarihinden bu yana yürürlükte olup, Türkiye tarafından da onaylanmış bulunan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin 6/3-e maddesinde yazılı sanık olarak yargılanan kişinin, duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercüman yardımından meccanen faydalanmak hakkına sahiptir hükmüne aykırı olarak tercüman bilirkişi ücretinin sanıklara yükletilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu yönden yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddi ile hükmün BOZULMASINA, 20.11.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy