(765 S. K. m. 55, 61, 456, 457, 495, 497) (1412 S. K. m. 305, 317)
Dava: Hırsızlık ve silahla yaralamaktan sanık F. K. hakkında yapılan duruşma sonunda: Mahkumiyetine dair ANKARA 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 14.5.1997 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından kısmen ret ve kısmen bozma isteyen 27.2.1998 tarihli tebliğname ile 9.3.1998 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığa TCK.'nun 456/4, 457/1 ve 55/3. maddeleri uyarınca tayin olunan cezanın nev'i ve miktarına göre, hükmün CMUK'nun 305/1. maddesi gereğince temyiz kabiliyeti bulunmadığından sanık vekilinin bu suça yönelik temyiz isteğinin CMUK.'nun 317. maddesi uyarınca tebliğname gibi REDDİNE,
Sanığın yankesicilik suretiyle hırsızlığa eksik kalkışma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın otobüs durağındaki müştekinin arka cebinden cüzdanını çekmeye çalıştığı sırada, müştekinin bileğinden yakalaması üzerine, kendisini yakalanmaktan kurtarmak için müştekiyi bıçakla yaraladığının anlaşılıp kabul edilmesi karşısında; eylemin sübutu halinde TCK.'nun 495/2. maddesi aracılığıyla 497/1, 61. maddelerine uyan suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden duruşmaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık F. K. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle istem gibi (BOZULMASINA), ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy