(765 S. K. m. 80, 504/1) (5237 S. K. m. 158, 43)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılıktan sanık O, H, İ ve T'nin yapılan yargılanmaları sonunda: Mahkumiyetlerine ilişkin ANKARA 4.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen l6.l0.200l tarihli hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar O H savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından onama isteyen 30.l0.2002 tarihli tebliğname ile 1.11.2002 tarihinde daireye gönderilmekle tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Sahte belge adedine göre sanık O hakkında TCK.nun 80.maddesinin uygulanmaması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık O'ya yükletilen dava konusu sahtecilik eyleminin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli delillere göre belirtilen suçun sanık tarafından işlendiği,
Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve delillere uygun olarak değerlendirildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca eleştiri dışında cezanın doğru olarak belirlendiği,
Anlaşıldığından, sanık O savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve Av.G'nin duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaların reddiyle, tebliğnameye uygun olarak, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün ONANMASINA,
Sanık O ve sanık H haklarında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelen temyizlere gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık O'nun eylemi TCK.nun 504.maddesinin 1.fıkrasına uygun kredi açılmasını sağlamak yoluyla dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, bankanın özel veya kamu bankası olmasının bu suç yönünden fark yaratmadığı gözetilmeksizin aynı maddenin 7-son fıkralarına göre fazla ağır hapis cezasına hükmolunması,
2-Sanık H'nın savunmasının aksine, dolandırıcılık suçuna katıldığına ilişkin, biçimsel olarak kağıt üzerinde yapılan yedieminlik işlemi dışında hükümlülüğüne yeter, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Kabule göre de;
CMUK.nun 258.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 504.maddenin son fıkrasıyla ceza belirlenmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık O ve H savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve Av.G ile Av. E' duruşmada ileri sürdükleri savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bir numaralı bozmadan CMUK.nun 325.maddesi uyarınca sanıklar İ ve T'nin de yararlandırılmalarına ilişkin oybirliği ile verilen karar l5.5.2003 günü Yargıtay C.Savcısının katıldığı oturumda sanık O savunmanının yokluğunda, sanık H savunmanı Av.E'ın yüzüne karşı açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy