(2709 S. K. m. 127) (442 S. K. m. 7) (6762 S. K. m. 688, 689) (765 S. K. m. 342/1) (5237 S. K. m. 204, 205)
Sahtecilik suçundan sanık Ahmet hakkında yapılan duruşma sonunda: TCK.nun 347/2, 647/2, 647/4-6. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin (Osmaniye ikinci Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 15.11.2001 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 15.11.2002 tarihli tebliğname ile 10.12.2002 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 127 ve 442 sayılı Köy Yasasının 7. maddelerine göre tüzel kişiliğe sahip yerel yönetimlerin il, Belediye ve Köylerden oluştuğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Onbirinci ve Onikinci Hukuk Daireleri ve Dairemizin kararlarında yinelenerek belirtildiği ve uygulamada yerleşip süreklilik kazanan görüş doğrultusunda; TTK.nun 688 ve 689. maddelerinde öngörülen bonoda bulunması zorunlu öğelerden düzenleme yeri olarak köy adının yazılmasının yeterli olduğunun anlaşılması karşısında; suçun sübutu halinde TCK.nun 342/1. maddesine uyan suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın yüksek görevli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Ahmet savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK.nun 326/son maddesi hükmünün gözetilmesine, 19.2.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy