(765 S. K. m. 59, 342) (5237 S. K. m. 7, 62, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik suçundan sanık Kemal Akçay hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.9.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 29.7.2003 tarihli tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanığın aşamalardaki savunmasında; suça konu senedi, Akçay Kitap Kırtasiye Dağıtım Limited Şirketinin sorumlusu olduğu dönemlerde, şirket adına almış olduğu mala karşılık ileri tarihli olarak düzenlediğini belirtmesi, beraat eden diğer sanık Mehmet Orhan Çakıroğlu'nun imzanın sanık Kemal'e ait olduğunu ve malın şirkete teslim edildiğini öğrenmeleri üzerine katılan şirket ile anlaşıp, borcu kabul ettiklerini ileri sürmesi ve katılan şirket yetkilisi Taner Cevizli'nin de sanık Kemal ile 30 yıldır alış veriş yaptıklarını, şirket sahibi olarak onu tanıdıklarını, düzenlenen çek ve senetlerin Kemal tarafından imzalanıp verildiğini açıklamış olması karşısında; öncelikle sanık Kemal Akçay'ın Kitap Kırtasiye Dağıtım Limited Şirketini temsile yetkili olduğu dönemler saptanıp, yapılan alış veriş karşılığında düzenlenen fatura tarihlerinde temsile yetkili olup olmadığı, suç tarihinden önce katılan şirket ve başka diğer şirketlerle yapılan alış veriş sonucu sanık Kemal tarafından senetlerin, şirket tarafından ödenip ödenmediği, senetlerle ilgili kayıtlar da araştırıldıktan ve sanığın suç işleme kastının neler olduğunun da karar yerinde açıklanıp gösterilmesinden sonra sonucuna göre tüm kanıtların bir bütün halinde takdiri yerine eksik soruşturma ile yetinilip yazılı biçimde hüküm kurulması;
2- Sanığın sahtecilik eyleminin kanıtlanması durumunda;
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 342/1, 59/2. maddelerine göre,cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 204/1, 62/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Kemal Akçay savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy