(765 S. K. m. 64, 65, 493, 522) (5237 S. K. m. 7, 116, 142, 143, 152) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık İ. A., M. A. ve A. K. haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Tekirdağ/Saray Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 5.3.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ile sanık Mehmet savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen tebliğname ile 4.12.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Sanık İ. A. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın temyiz dilekçesinde; hırsızlık olayıyla kendisinin bir ilgisinin bulunmadığını, Saray ilçesine hiç gitmediğini, bu suçu kendisinin kimliği ile B. oğlu, 1965 doğumlu, Iğdır Karakoyunlu İlçesi, Gökçeali Köyü nüfusuna kayıtlı F. A.'ın işlediğini açıklaması karşısında; sanık İ. A. ile F. A.'ın fotoğrafları çekilip parmak izleri alınarak, Saray Cezaevinde tutuklu olarak kalan ve İshak A. adını kullanan kişinin Cezaevi ile Kollukta bulunabilecek parmak izi ve fotoğraflarıyla karşılaştırılması, eğer fotoğraf ve parmak izi bulunamıyor ise anılan kişilere ait fotoğrafların yer gösterme tutanağını düzenleyen kolluk görevlileri ile yakınanlara gösterilip, sanığın açık kimliğinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanarak sonucuna göre hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
II- Sanıklar M. A. ve A. K. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yerden 1.83 metre yüksekliğindeki mezbaha penceresine, ağıldan temin edilen varilin üzerine basarak, tırmandıktan sonra içeri girilmek suretiyle hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı TCY.nın 493/1-son maddesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2- Diğer sanıklarla, önceden verdikleri karar uyarınca suça doğrudan katılan sanık Mehmet A. hakkında, 765 sayılı TCY'nın 64/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 65. maddesinin 3. fıkrasıyla uygulama yapılması,
3- Sanık A. K.'in doğum tarihi hatalı yazılı adli sicil kaydı ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 493/1-son ve 522/1. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-a, b, 143/1 ve 152/1, 116/2-4.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
5- Kabule göre de;
Sanık M. A. hakkında TCK'nun 522/1. maddesinin uygulanması sırasında, artırım sonucu 2 yıl 12 ay hapis cezası yerine, 3 yıl hapis cezası denilmek suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A. K., İ. A. ve M. A. ile savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/ son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy