(765 S. K. m. 64, 342) (5237 S. K. m. 37) (5252 S. K. m. 9/3)
Dava: Sahtecilik suçundan sanık F. Aymer, İ. T. Tufan, Ö. Kaya ve M. Kale haklarında yapılan duruşma sonunda; sanıklar Ö. Kaya ve M. Kale'nin beraatlarına, diğer sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.3.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili ile sanıklar F. ve İ. savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından onama isteyen tebliğname ile 7.4.2003 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Suç tarihinin 15.3.1996 olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiştir,
1- Sanıklar Ö. Kaya ve M. Kale hakkındaki hükmün temyiz incelemesinde;
15.3.1996 düzenleme tarihli suça konu senetlere dayanılarak, aynı tarihli kredi sözleşmesi ile kredi alındığı, bu kredi sözleşmesinde de katılanın adı altında imzasının bulunduğu ve sanık M. Kale'nin suça konu senetlerdeki imzaların görevli N. Keşli tarafından tamamlanmış olabileceğine ilişkin savunması karşısında:
Suça konu senetler kullanılarak düzenlenen kredi sözleşmesindeki katılanın adı altındaki imzanın katılana, kooperatifi temsile yetkili olan kişi tarafından atılan imzanın sanıklar M. Kale ve Ö. Kaya'ya ait olup olmadığı araştırılmadan, olaya ilişkin bilgi ve görgüsü bulunduğu anlaşılan kooperatif görevlisi N. Keşli'nin tanık sıfatıyla anlatımı saptanmadan ve sanık F. Aymer'e verilen kredinin işlemlerinin kooperatifin hangi görevlileri tarafından yapıldığı, kredi işlemlerinde senetlerin görevlilerce düzenlenip düzenlenmediği, kefil ve borçlu imzalarının görevli yanında atılıp atılmadığı, hususları ilgili Kurumdan sorulmadan sadece sanıkların savunmaları ile yetinilerek, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde sanıklar Ö. Kaya ile M. Kale hakkında beraat kararı verilmesi,
2- Sanıklar F. Aymer ve İ. T. Tufan hakkındaki hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar F. Aymer ve İ. T. Tufan tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanıkların eylemine uyan 765 Sayılı TCY. nın 64. maddesi yollamasıyla 342/1, 80. maddelerine göre cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY. nın aynı suça uyan 37. maddenin 1.fıkrasının yollamasıyla 204/1, 43.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanıklar yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar F. Aymer ve İ. T. Tufan savunmanı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy