(765 S. K. m. 80, 342, 347)
Dava: Sahtecilik suçundan sanık Hurşit ve Güler'in yapılan yargılanmaları sonunda: Mahkumiyetlerine ilişkin BOLVADİN Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.3.2002 tarihli hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık Hurşit ve savunmanı ile sanık Güler savunmanları tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 2.4.2003 tarihli tebliğname ile 3.6.2003 tarihinde daireye gönderilmekle tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık Hurşit'in Belediye işçilerinden kimilerinin ilaç aldıklarını, küpürlerini kesip sevk kağıdı ile gelmelerini beklediğini, gelmeyince bunu bir başka Belediye işçisinin reçetesine eklediğini savunması ve bu savunmanın dinlenen tanıkların bir bölümünce doğrulanmış olması karşısında, TCK.nun 347.maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
2-Sanık Güler'in, eczanesinin her türlü işini yapmak üzere sanık Hurşit'e vekaletname vermiş bulunması ve aşamalarda değişmeyen savunması karşısında; sahtecilik suçuna katıldığına ilişkin varsayım dışında somut kanıtlar gösterilmeden hükümlülüğüne karar verilmesi,
3-Kabule göre de;
Eylem TCK.nun 342/1, 80.maddesine uygun zincirleme tek suç oluşturduğu halde yazılı biçimde uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Hurşit ve savunmanı ile sanık Güler savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve Avukatın duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ilişkin oybirliği ile alınan karar 3.12.2003 günü Yargıtay C.Savcısı Musa'nın katıldığı oturumda, sanıklar savunmanının yüzüne karşı açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy