(765 S. K. m. 59, 80, 342, 503, 522) (5237 S. K. m. 7, 43, 52, 62, 157, 204) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık Adem Kütük hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Adana 2.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 24.12.2002 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 19.1.2004 tarihli tebliğname ile 17.2.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İddianamelerdeki anlatım ve tanımlamalara göre, Yasin Dönder adıyla noterde düzenlettirdiği imza beyannamesini ve sahte vergi levhasını kullanarak bankada çek hesabı açtırmak eylemi nedeniyle sanık hakkında 765 sayılı TCY'nın 342/2, 80 (5237 sayılı Yasanın 204/1-3, 43) maddeleri uyarınca zamanaşımı içinde bir hüküm kurulması olanaklı bulunmuştur.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1- Katılan Ercan Narlıoğlu'nun şirketine geldiğinde kendisini Dönder Ticaret sahibi olarak tanıtıp, sahte belgelerle açtırdığı çek hesabından Yasin Dönder adıyla keşide ettiği çekleri satın aldığı mal karşılığında katılana verdiği anlaşılan sanığın eyleminin, TCY'nın 503/1. maddesine uygun suçu oluşturduğu gözetilmeden, 504/3. maddesiyle hüküm kurulması,
2- Üçkol Ticaret Limited Şirketine verilen 200 milyon, Mustafa Altındağ'a ciro yoluyla geçen 750 milyon ve Ercan Narlıoğlu'na verilen 746 milyon, 837 milyon ve 950 milyonluk çekler nedeniyle her bir mağdur yönünden ayrı ayrı sahtecilik suçları oluştuğu halde, tümünün zincirleme tek suç kabulü,
3- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 342/1; 342/1; 342/1, 80, 59/2; 503/1, 522, 59/2, 647 sayılı Yasanın 5. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 204/1; 204/1; 204/1, 43, 62; 157/1, 62, 52. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık Adem Kütük savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki dolandırıcılık suçuna yönelen bozma düşüncesi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy