(765 S. K. m. 339, 342)
Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık Y.Ö'nün yapılan yargılanması sonunda; mahkumiyetine ilişkin ANKARA 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 22.01.2003 tarihli hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi sanık ve savunmanı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan bozma isteyen 27.02.2004 tarihli tebliğname ile 1 08.03.2004 tarihinde daireye gönderilmekle tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede:
Dava konusunun asıl ve öncelikli bilirkişisi mahkeme kurulu olup, ancak teknik bilgi gerektiren konularda uzman bilirkişi görüşünden yararlanabilir ve maddi öğeye göre, kandırıcılık yeteneğinin belirlenmesi de hakime aittir.
Bu nedenlerle, somut olayda; önce 3550 Dolar için düzenlenen belgede yazı ve rakam ile belirlenen tutarın, eklemeler yapılması suretiyle 13.550 Dolara dönüştürülmesi biçiminde gerçekleştirilen sahteciliğin, ilk bakışta ve kolayca anlaşılması karşısında; belgenin kandırıcılık niteliğinin bulunmadığı gözetilmeden, yazılı gerekçelerle mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Y.Ö. ve savunmanın temyiz dilekçelerinde ve Av. M.H'nin duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA ilişkin oybirliği ile alınan karar 07.07.2004 tarihinde Yargıtay C.Savcısı N.H'nin katıldığı oturumda, sanık savunmanın yokluğunda açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy