(765 S. K. m. 252/1, 253/1, 497/2, 499/1)
Yağma, müessir fiil, 6136 Sayılı Yasaya aykırılık ve hırsızlık suçlarından sanık ve tutuklu T.Ç., M.Ö. ve M.T. haklarında yapılan duruşma sonunda: Mahkumiyetlerine ilişkin Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 3.12.2003 tarihli hüküm re' sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar savunmanları tarafından da istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından onama isteyen 26.2.2004 tarihli tebliğname ile 26.3.2004 tarihinde daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık T.Ç. hakkında 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılan kamu davasıyla ilgili olarak mahkemesinden her zaman karar alınması; sanık M.Ö. hakkında TCK'nun 77. maddesinin uygulanması sırasında 60.000.000 lira ağır para cezasının gösterilmemesinin mahkemesince yerinde düzeltilmesi; olanaklı görüldüğünden, sanıkların yakınan Y.B.yi yağma amacıyla eve götürüp özgürlüğünü kısıtlamak biçiminde oluşan eylemlerinin TCK'nun 499/1. fıkrasının 1. cümlesinde tanımlanan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi; sanık M.Ö. hakkında etkili eylem suçu nedeniyle TCK' nun 457/2. maddesinin uygulanmaması; karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıkların yakınan E.Ö.ye yönelik hırsızlık ve yakınan Y.B. ye yönelik yağma ve yine sanıklar T.Ç. ve M.Ö.nün yakınan M.T.ye yönelik yağma, ayrıca sanık M.Ö.nün yakınan M.T. ye yönelik etkili eylem ve 6136 Sayılı Yasaya aykırılık eylemleri nedeniyle kurulan hükme yönelik sanık M.Ö. savunmanı, sanık M.T. ve savunmanı ile T.Ç.nün temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan yağma suçları yönünden kendiliğinden de incelenen hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
Sanıkların yakınan A.K.K.ya yönelik yağma eylemleri nedeniyle kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıkların, yakınanı eve götürüp özgürlüğünü kısıtlamak suretiyle yağma eylemlerini gerçekleştirmeleri biçiminde oluşan eylemlerinin TCK'nun 499. maddenin 1. fıkrasının 2. cümlesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasının 497/2. maddesiyle hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıklar hakkında TCK'nun 522/1. maddesinin uygulanması sırasında 22 yıl 6 ay ağır hapis cezası yerine hesap hatası sonucu yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.Ö. savunmanı, sanık M.T. ve savunmanı ile sanık T.Ç.nün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,sanıkların bu eylemleri nedeniyle hükmolunan 23 yıl 4 ay ağır hapis cezasının 22 yıl 6 aya indirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar M.T. ve M.Ö. hakkında unvan gaspı suçundan ve ayrıca sanık M.T. hakkında 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak:
1- Sanıkların polis elbisesi giymek suretiyle memuriyet unvanını gasp edip ayrıca yağma suçunu işlemeleri biçiminde oluşan eylemlerinin TCK'nun 253/1.maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı yasanın 252/1.maddesiyle hüküm kurulması,
2- Sanık M.T. hakkında iddianameyle 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçunda açılmış bir dava bulunmadığı halde anılan suçtan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
3- Kabule göre de;
TCK'nun 252/1.maddesinin uygulanması sırasında maddede öngörülen hapis cezasının üst sının aşılarak yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık M.T. ve savunmanı ile sanık M.Ö. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.9.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy