(765 S. K. m. 342, 503, 522) (5237 S. K. m. 212)
Sahtecilik suçundan sanık Zekeriya hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkûmiyetine ilişkin Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinden 10.07.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından bozma isteyen 22.09.2004 tarihli tebliğname ile 12.10.2004 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları İçeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1 - Sanık Zekeriya'nın sahte olduğunu bildiği ve keşide yeri bulunmaması nedeniyle, özel belge niteliğinde bulunan suça konu çeki, satın aldığı incir karşılığında yakınan Durmuş'a verdiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 765 sayılı TCY'nın 79. maddesi aracılığıyla anılan Yasanın 503/ilk, 522. maddesindeki dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY'nın 503/ilk, 522. maddeleriyle, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 212. maddesi aracılığıyla eylemin hem özel belgede sahtecilik, hem de dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu gözetilerek 207/2; 157. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 765 sayılı TCY. hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu.
Bozmayı gerektirmiş, sanık Zekeriya'nın temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 06.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy