(5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 55, 59, 81, 493, 522) (5237 S. K. m. 62, 73, 116, 141, 142, 143, 145, 151) (5271 S. K. m. 253, 254)
Dava: Hırsızlık suçundan hükümlü Hüseyin Salatur hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK. nun lehe hükümlerinin uygulanması talep edilmesi üzerinde dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; mahkumiyetine ilişkin Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 3.6.2005 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından bozma isteyen 9.8.2005 tarihli tebliğname ile 17.8.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükümlünün 22.6.2005 günlü süresinde verdiği dilekçe, 5271 sayılı CMY.nın 264. maddesi de gözetilerek temyiz istemi niteliğinde olduğu kabul edilip, yapılan incelemede:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
Hükümlü Hüseyin Salatur'un, geceleyin saat 20.00 sıralarında yakınanın evinin muhkem kapısını kırıp girerek içeriden 245.000.000 TL. değerinde eşya çaldığı sabit görülerek, Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 29.5.2002 tarih ve 2002/26-133 sayılı kararı ile 765 sayılı TCK'nun 493/1-son, 522, 55/3, 59/2, 81/2. maddeleri uyarınca belirlenen 6 yıl 8 ay 1 gün hapis cezasının Dairemizce onanarak kesinleştiği, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun uygulanması istendiğinde hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1, 116/1-4, 151/1.maddelerine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/2-d maddesi uyarınca alt sınır aşılarak ve aynı Yasanın 143. maddesi uyarınca gerekçe gösterilmeden 1/8 oranında artırım, 145.maddesi ile suç eşyasının değerinin az olduğu gerekçesiyle 1/2 oranında indirim ve 62.madde uyarınca da 1/6 oranında indirim yapılarak, sonuçta 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı Yasanın 116/1-4. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, anılan Yasanın 145. maddesindeki malın değerinin azlığı kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek; bir iki defter, kalem; sigara v.b.) ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de gösterilerek uygulanabileceği, suça konu 245 milyon değerin az olmamasına karşın, az olduğundan söz edilerek aynı Yasanın 145. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılmasına karar verilmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilmeden uygulanıp dosya üzerinden hüküm kurulması karşısında;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, hırsızlık suçunun gece sayılan zaman diliminde işlenmesi yönünden artırım, malın değerinin az olup olmadığı ve az olarak kabulü halinde de indirim oranlarının takdiri, ayrıca mala zarar verme suçu yönünden 5237 sayılı Yasanın 73/8 ve 5271 sayılı CMY.nın 253 ve 254. maddelerinde yazılı uzlaşma hükümlerinin de uygulanması için duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Hüseyin Salatur'un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 22.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy