(765 S. K. m. 491, 522, 523) (5237 S. K. m. 142, 168)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık İbrahim Arslan ve Celal Şener haklarında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Keban Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 11.06.2003 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Yerel C. Savcısı ve sanık İbrahim Arslan tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından kısmen onama kısmen bozma isteyen 14.02.2005 tarihli tebliğname ile 22.02.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanık Celal Şener hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına, kısa karara aykırı biçimde yazılan sonuç ağır para cezasının, tefhimle hükmün esasını oluşturan kısa karara uygun olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş; 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanması sırasında "290.760.000" lira yerine "290.270.000" lira ağır para cezasına hükmolunması, hükümden sonra yürürlüğe giren 5083 sayılı Yasanın 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi karşısında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 23.2.1938 günlü 1937/23-1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili 765 sayılı TCY'nın 491/3, 522/1, 523/1, 647 sayılı Yasanın 4 ve 6. maddeleriyle 5237 sayılı TCY'nın 142/1- (a), 168/1 ve 50/1-a maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, hükmolunan kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı cezanın ağır para cezasına çevrilerek ertelenmesi ve ertelemenin hukuki sonuçları da gözetildiğinde Mahkemece 765 Sayılı Yasa uyarınca kurulan hükmün sanık yararına olduğu anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 5083 sayılı Yasanın 5335 sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların hesaba katılamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanığa sonuçta hükmolunan ağır para cezasının "290 270 000" liradan, "290" Yeni Türk Lirasına dönüştürülmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek ONANMASINA,
2- Sanık İbrahim Arslan hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına, kısa karara aykırı biçimde yazılan sonuç ağır para cezasının tefhimle hükmün esasını oluşturan kısa karara uygun olarak, sanık İbrahim Arslan'ın gerekçeli karar başlığına hatalı yazılan ana adının da kaydına uygun biçimde yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş; 647 sayılı Yasanın 4. maddesinin uygulanması sırasında ise 290.760.000 lira yerine 290.270.000 lira ağır para cezasına hükmolunması; hükümden sonra yürürlüğe giren 5083 sayılı Yasanın 5335 Sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi karşısında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın ana adının hatalı yazıldığı adli sicil kaydıyla yetinilerek hüküm kurulması,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 491/3, 522/1 ve 523/1. maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1- (a) ve 168/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında 765 sayılı TCY'nın sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Hükümden sonra yürürlüğe giren; 5083 sayılı Yasanın 5335 Sayılı Yasa ile eklenen 2/3. maddesi uyarınca, para cezalarının hesaplanmasında bir Yeni Türk Lirasının altında kalan tutarların hesaba katılamayacağının ve 5235 sayılı Yasanın 10 ve 11. maddeleri gereğince de davaya bakmanın Asliye Ceza Mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık İbrahim Arslan ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 11.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy