(5237 S. K. m. 7, 149, 150) (5326 S. K. m. 29) (5275 S. K. m. 98, 101) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 497, 522, 572)
Dava: Yağma ve saldırgan sarhoşluk suçlarından hükümlü Bülent Boran hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; 5237 sayılı Yasa gereğince cezalandırılmasına ilişkin Manisa Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.6.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C. Başsavcılığından kısmen onama ve kısmen bozma isteyen 19.9.2005 tarihli tebliğname ile 18.10.2005 tarihinde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: I- Hükümlü hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5326 sayılı Kabahatler Yasasının 29/1. maddesi uyarınca; idari yaptırım kararının Mahkemeler tarafından verilmesi halinde bu karara karşı itiraz yolu açık olup, temyiz yeteneği bulunmadığından ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 264/1. maddesi uyarınca hükümlü yönünden yasa yoluna başvuruda mercide yanılma haklarını ortadan kaldırmayacağından, 5326 sayılı Yasanın 26/5. maddesine göre itirazın yetkili ve görevli Ağır Ceza Mahkemesince incelenmesine,
II- Hükümlü hakkındaki yağma suçundan verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununun 9/1. maddesi uyarınca kural; lehe yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir.
Ancak;
a) Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa,
b) Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa,
c) Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Hükümlü Bülent Boran'ın geceleyin saat 23:00 sıralarında, yakınan Türkün Karadayı'yı eşinin kendisini çağırdığı bahanesiyle çadırına çağırıp, kafasına sert bir cisimle vurarak yaşamsal tehlike geçirmeyip 7 gün alışılmış uğraşından kalacak biçimde yaralayıp 4 tane bileziğini yağmaladığı sabit kabul edilerek, Dairemizin 25.04.2005 gün ve 2200-3833 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2004 tarih ve 2004/133-2004/351 sayılı kararı ile 765 sayılı TCY.nın 497/1 ile 572/1 maddeleri uyarınca 15 yıl ağır hapis ve 2 ay hafif hapis cezasıyla hükümlendirildiği, 1.6.2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın uyarlanması istendiğinde ise; hükümlünün eyleminin aynı Yasanın 149/1-a, h. maddesine uyan yağma suçunu oluşturduğu belirtilerek, temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenip, 5237 sayılı TCY'nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki malın değerinin azlığı kavramının, 765 sayılı TCY'nın 522. maddendeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, değerin azlığının 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar (örneğin; birkaç meyve veya ekmek, yiyecek, bir-iki defter, kalem; sigara, bira ve benzeri) değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, yakınandan yağmalanan 4 adet bileziğin 1.069.454.000 lira olarak saptanan alış değerinin az olmamasına karşın, suç konusu eşyanın değeri az kabul edilerek aynı Yasanın 150/2. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasanın 149/1-d-h maddesine uyan nitelikli yağma suçunu oluşturan eylem nedeniyle, cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi için duruşma açılarak hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü Bülent Boran'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, kararın açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy